top of page

Bağlanmanın Kırılganlığı: İçsel Nesneler ve Güvenli Limanlar

  • 11 Mar
  • 1 dakikada okunur

Neden hep benzer örüntüleri tekrar ederiz? Neden bazen bizi en çok acıtan bağlara tutunup kalırız? Melanie Klein, bebeğin dünyayı "iyi" ve "kötü" olarak ikiye böldüğü o ilk aylardan itibaren, dış dünyadaki figürleri içsel birer nesne olarak zihnimize yerleştirdiğimizi söyler. Bu erken dönem nesne ilişkileri, yetişkinlikteki sevgi ve nefret kapasitemizin temel taşlarını oluşturur.

Winnicott’ın "yeterince iyi anne" kavramı, burada hayati bir önem taşır. Mükemmel olmayan ama çocuğun ihtiyacına uyum sağlayabilen bir bakım, çocuğun "kendilik" duygusunu geliştirmesine olanak tanır. Eğer bu erken dönemde hayal kırıklıkları çok yıkıcı olduysa, yetişkinlikte kurulan bağlar ya aşırı boğucu ya da kırılgan bir hal alabilir. Terapi, işte bu içsel nesnelerin yeniden yapılandırıldığı bir "geçiş alanı"dır. Danışanın, terapist eşliğinde kendi içindeki çocukluk kalıntılarını tanıması ve onları bugünün gerçekliğiyle yeniden harmanlaması, daha özgür bağlar kurabilmesinin yolunu açar.

 
 
 

Yorumlar


@2021 by betül esra baba

bottom of page