top of page

'Keşke her şey eskisi gibi olsa'

Ne güzel ve haklı bir hayaldir. Olan şey o kadar yıkmıştır o kadar değiştirmiştir ki her şeyi çaresizce hiç olmamış olmasını dileriz. Fakat ataların dediği gibi olanla ölene çare bulunmuyor.

Bir travma yaşadığımızda bu bizi üç yönden etkiler. Öncelikle kendi özsaygımızı, sonra ilişkimizi ve parçası olduğumuz topluluğa duyduğumuz inancı. Travma ne kadar büyükse tüm bu alandaki kırılmalar da o kadar derin olacaktır. Ve her ne olursa olsun kırılan parça asla eskisi gibi olmaz. Yani hayallerdeki inkar senaryoları birer kandırmadan ibaret. Ne kadar kaçmaya çalışırsak o kadar yakalanırız. Ve o travma her ne ise asla hayal ettiğimiz kadar iyileşmez.

Geri dönüşü olmayan bir yol.

Umutsuzca gelmesin size bu durum. Yalnızca gerçek, olan şeyin olmamış olamayacağıdır. Bunu bir insanlık gerçeği olarak kabul etmek gerek. Fakat tutunduğumuz çok güzel bir dal var. Bu travmanın yaşamımızdaki kapladığı alanı daraltabilir ve onunla nasıl uyum sağlayarak yaşayabileceğimizi öğrenebiliriz. Yani travma olmamış gibi yapamayacağımız gibi travmayı yaşamınızın merkezinde tutmak zorunda da değiliz. Kalanlarla yaşamayı öğreniriz.

İnsan olmanın hem hüzünlü hem geliştirici yani tam olarak budur. Gerçekliği değiştirecek bir gücümüz yok. Ama o gerçekle başa çıkabilecek ve uyum sağlayabilecek kadar güçlüyüz.

250 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page