top of page

Hep beni mi bulur! Tekrar Etme Zorlantısı

12 Eyl 2024
1 dakikada okunur

Bir sahne kuralım. Bir çocuk okulun ilk gününde kalabalık olan o sınıfa girer. Sınıfta bambaşka karakterde diğer çocuklar bulunur. Birbirlerine bakarlar ve fiziksel olarak görürler. Bu bilinçli tanışmanın yanında bilinçdışı olarak da karşılaşırlar.


Bu karşılaşmadan herkes değil, bazıları seçilir.


Aynı bu sahne gibi olmasa da yaşamda böyle pek çok karşılaşma yaşarız. Bu karşılaşmalarda bilinçli tercihlerimizin yanında bilinçdışımız ile yaptığımız seçimler vardır. Bu seçimler tesadüfi değildir. Tam da böyle anlarda seçtiklerimizle kurduğunuz ve yaşantıladığımız öyküler zamanla tanıdık gelmeye başlar. Bazen şunu bile fark ederiz: bir önceki ilişkideki cümleleri söylüyor ya da duyuyoruzdur. İşte bu konuya Freud tekrar etme/yineleme zorlantısı olarak tanımlar.


Freud yineleme zorlantısını, kişinin bilinçdışındaki çözümlenmemiş meselelerini yeniden hayatına alarak bu sefer problem olmadan ilerlemesi arzusundan kaynaklandığını söyler. Yani yineleme zorlantısı yaşayan kişi kendisi için sıkıntılı duran nesnenin aynısını seçip bu sefer farklı olmasını umar. Fakat benzer nesne ile farklı bir kader çizmek kolay olmayacaktır.


Örneğin, yakın ilişkilerinde kendisini sürekli geri planda kalmış hisseden biri, zamanla kendisine yeterince ilgi göstermeyen kişilere yöneldiğini fark edebilir. Her yeni ilişkinin farklı olacağına inanır; bu kez anlaşılmayı, önemsenmeyi ve ihtiyaçlarının karşılanmasını umar. Ancak ilişki ilerledikçe, geçmişte tanıdık olan duygular yeniden ortaya çıkar. Kişi, bir zamanlar yaşadığı hayal kırıklığının benzerini tekrar deneyimler. Kendini 'beni önemsemiyor' ve ya 'beni sevmiyor' gibi cümleler kurarken bulur. Sanki geçmişte tamamlanamamış bir şey, bugünün ilişkilerinde yeniden sahneye konmaktadır.


Sahnelenen bu yeni/eski ilişki taşıdığı umudun aksine aynı çatışmalar etrafında dönüp durmaya sebep olur.


Belki de mesele, neden hep aynı şeylerin bizi bulduğundan çok, kendimizi neden benzer hikâyelerin içinde bulduğumuzu merak etmektir. Bu soru, yaşananları yalnızca bir talihsizlik ya da yanlış seçim olarak görmekten uzaklaştırarak kişinin kendi ruhsal dünyasına dönüp bakabilmesi için bir alan açar.





Yorumlar


@2021 by betül esra baba

bottom of page