top of page
Ara


Ayrılığın Psikanalizi: Yaşam Boyu Süren Bir Vedalaşma
Ayrılık sadece bir son mu, yoksa gelişimin şartı mı? Erdişi efsanesinden ergenlikteki başkaldırıya kadar, ruhsal dünyamızdaki ayrılıkların ve onarım süreçlerinin derinliklerine bakıyoruz.
2 dakikada okunur


Bağlanmanın Kırılganlığı: İçsel Nesneler ve Güvenli Limanlar
Neden hep benzer örüntüleri tekrar ederiz? Neden bazen bizi en çok acıtan bağlara tutunup kalırız? Melanie Klein, bebeğin dünyayı "iyi" ve "kötü" olarak ikiye böldüğü o ilk aylardan itibaren, dış dünyadaki figürleri içsel birer nesne olarak zihnimize yerleştirdiğimizi söyler. Bu erken dönem nesne ilişkileri, yetişkinlikteki sevgi ve nefret kapasitemizin temel taşlarını oluşturur. Winnicott’ın "yeterince iyi anne" kavramı, burada hayati bir önem taşır. Mükemmel olmayan ama çoc
1 dakikada okunur


Doğum Öncesi Travmalar
Bazı Asya ülkelerinde insanlar yaşları söylerken, 9 ay anne karnında oldukları süreye hesaba katarak söylerler. Örneğin 1990 yılında doğmuş bir kişiyi biz 0 yaşında doğdu olarak kabul ederiz ve 2019 yılında 19 yaşında olduğunu söyleriz. Fakat bahsettiğimiz Asya ülkelerinde, 1990 yılında doğan biri, anne karnındaki süreci de hesaba katarak yaklaşık 20 yaşında olduğunu savunur. Bu bağlamda doğum öncesi evre de diğer yaşam evreleri kadar önemlidir. Anne karnımızdaki halimizi h
2 dakikada okunur


'Hep beni mi bulur!': Tekrar Etme Zorlantısı
‘Hep beni mi bulur!’ ‘Bu tip kadın/erkekler hep bana mı denk gelir!’ Yaşamınızda bu tip cümleler kuruyorsanız ve tekrar eden ilişki örüntülenmeleri yaşadığınızı fark ediyorsanız yineleme zorlantısı yaşıyor olabilirsiniz. Yineleme zorlantısı kişinin çoğunlukla problematik olan ilişki örüntüsü hayatında tekrar etmesidir. Mesela kişi hemen hemen her ilişkisinden kendinden çokça verdiği fakat karşı taraftan almadığı bir ilişkilenmeyi yaşayabilir. Ya da her ne kadar terk edilmekte
1 dakikada okunur


Ayrışma
Yaşam ayrılıklarla dolu. İlk önce anne karnından, sonra bebek olmaktan ve çocuk olmaktan ayrılırız. Belki sevdiğimiz bir yerden ya da insandan da ayrılmamız gerekebilir. Ayrılıklar ve bunun ardından yaşanan yas bir insan olma görevidir. Bu ayrılıklar insanın olgunlaşmasında bir adım olabilir. Büyümenin görevi olan ayrışma yaşamda iki dönemde yoğunca hissedilir. 1-Mahler’in tarif ettiği ayrışma bireyleşme dönemi 5-9 ay arasında başlar ve 36.ay civarında tamamlanır. Önceleri ço
1 dakikada okunur


Sevgi ve Nefret
Sevgi deyince nefreti zıddında görürüz. Sanki sevilenden nefret edilmezmiş gibi. Ya da nefret deyince hiç sevgi içermez gibi gelir. Halbuki bu iki duygu madalyonun iki ucu gibidir: birbirinden zıt iki yana bakan ama birbirine diğer her seyden daha yakın olan. Sevgi de nefret de yoğun duygulardır. Ve yoğun sevginin olduğu bir yerde nefret sahneye girer. Çünkü bu kadar sevmek o kişi tarafından yaralanmayı da bir o kadar büyük yapacaktır. Üstelik yaralanmak için illa büyük bir h
1 dakikada okunur


Geçilmesi Gereken Yol: Yas
Her canlının ölümü tadacağını biliyoruz. Fakat ölüme hazır olmak mümkün değil. Belki de en çok yakınlarımızın kaybı bizi korkutuyor. Özellikle aniden olan kayıplar yaşamımızı ve duygularımızı alt üst edebiliyor. Tanrı Misafiri, Sevgili Hakan Bir gün geçmişte çalıştığım merkezin kapısı aniden çaldı. Kapıyı açtığımda ne olduğunu anlayamadan Hakan çıktı karşıma. Abisinin bıçaklandığını, yoğun bakımda olduğunu ve durumunun ağır olduğunu söyledi. Ben çok acı çekiyorum bir şey söyl
2 dakikada okunur
bottom of page