Sınav Kaygısı ve Başarı Korkusu: Süper-Ego’nun Gölgesinde
- Betül Esra BABA
- 11 Mar
- 1 dakikada okunur
Bir performans anında yaşadığımız o yoğun kaygı, sadece bir "başarısızlık korkusu" mudur, yoksa daha derin bir çatışmanın habercisi mi? Freudyen perspektiften baktığımızda, bu durumu genellikle "Süper-Ego"nun acımasız talepleriyle ilişkilendiririz. Süper-Ego, toplumun ve ebeveynlerin beklentilerini içselleştiren, bizi sürekli yargılayan o katı sestir. Bazen başarısız olmak kadar, "başarılı olmak" da bilinçaltında bir tehdit olarak algılanabilir; çünkü başarı bazen rekabeti, bazen de ötekinden ayrışmayı temsil eder.
Gençlik döneminde sınav kaygısı veya performans anksiyetesi şeklinde kendini gösteren bu durum, aslında bireyin kendi arzusu ile ötekinin ondan beklediği şey arasındaki sıkışmışlığıdır. Analitik süreçte amaç, bu katı yargıçla (Süper-Ego) pazarlık etmek ve kişinin kendi kapasitesini, bir başkasının onayına hapsolmadan kullanabilmesini sağlamaktır. Kaygı, üzerine gidilmesi gereken bir düşman değil, kişinin kendi sınırlarını ve potansiyelini tanıması için çözülmesi gereken bir bilmecedir.



Yorumlar